Renk, ışığın değişik dalga boylarının gözün retina tabakasına ulaşmasıyla
ortaya çıkan bir algılamadır. İnsan beyni öncelikle renk ve görsel ilişkileri algılar daha
sonra diğer ayrıntıları çözümler. Görmenin gerçekleştiği her an renklerin,
duygularımız ve bilinçaltımızda farklı etkileri olur. Bu etkiler davranış şeklimizi ve
algılama biçimimizi etkiler . Geçmişten günümüze renk kullanımına
bakacak olursak, renkler; dini ayinlerde, gizlenme ya da korkutma amacıyla,
güzelleşmek adına, kültürel eğlencelerde, kimliğini ve ait olduğu milletini
belirlemede, bir duyguyu ifade etmede ve daha birçok eylemde kullanılmıştır. İnsanlık
tarihimizin başlangıcından bu yana renkler hayatımızda etkili olmuş ve algı üzerinde
önemli bir rol oynamıştır. Renklerin hayatımızın her alanında bu kadar büyük önem
taşıması, insan psikolojisi açısından renklerin çeşitlendirilmesi ve değerlendirilmesine
olanak sağlanmıştır.
Renk, farklılaşan dalga uzunluklarının ve frekanslarının, ışık dalgalarının
gözler üzerindeki etkisidir. Bu ışık dalgaları, beyaz ışığı yaratır. Renk olgusu ışıkta
var olur. Ancak ışığın kendisi, insan gözüne renksiz görünür. Renge sahip olan tüm
objeler, sadece rengin yansıtıcıları ya da ileticileridir. Işık dalgaları, gökkuşağındaki
renk düzeni gibi farklı renklerden meydana gelir. Bunlar, mor, indigo (mavi- mor),
mavi, yeşil, sarı, turuncu, kırmızıdır . “Renklerin nasıl algılandığı
konusunda bazı açıklanamayan boşluklar olmasına rağmen renk, mesaj- iletişim
döngüsü içerisinde görsel algıya doğrudan etki eden bir tasarım elemanı olarak
nitelendirilebilir”.
Logonun tanımını yapacak olursak; kurumları temsil eden, onların
özelliklerini yansıtan anlam yüklü ve özel tasarlanmış semboller ya da biçimlerdir
Logo, kurumun ya da markanın bir dışavurum şeklidir. Bu nedenle
logonun oluşumu, markaların kendilerini doğru ifade edebilmesi için önem taşır.
Renk İncelemesi
Renk, sanatçılar için olağanüstü zenginlikte bir araçtır. Renk kavramının farklı bilim
alanlarında değişik şekillerde tanımlandığı görülmektedir. Rengi psikolojik olarak tarif
edenler, onun bizde zaten var olan bir duygu olduğunu, maddi olmaktan ziyade
sübjektif bir değer olarak var olduğunu savunurlar. Rengi fiziksel bir durum olarak
açıklayanlar ise rengin tayfla, ölçülerle, rakamlarla belirlenebilen fiziksel bir durum
olduğunu ifade ederek rengin her türlü titreşimdeki ışık dalgalarından ibaret olduğunu,
gözün ışık titreşimlerini sinirler vasıtasıyla beyne ileterek rengin idrak edilmesini
sağladığını belirtmektedirler
Genelde renk kavramı, ışık rengi (hue) ve boya rengi (color) olarak iki ayrı
biçimde kullanılmaktadır. Bu karmaşık yapısından dolayı, renk hakkında sanatçılar ve
bilim adamları farklı teoriler üretmektedirler. Hurvvitz ve Day (1995), Feldman’ın bu
konudaki görüşlerini şöyle aktarmaktadırlar: “Bazı renk sistemleri estetikten çok, algı
fizyolojisi ya da algı psikolojisi ile ilgilidir. Diğerleri ise boyaların, boya maddelerinin
(pigmentlerin) ve renkli maddelerin tanımlanması ve sınıflandırılmasının endüstriyel
zorunluluklarından ortaya çıkmış olabilir. Sanatçılar, bu sınıflandırmanın herhangi
birinde bilimsel bir temelden çok tamamen sezgisel bir yaklaşımla boya renkleriyle
çalışırlar.” (Hurwitz ve Day, 1995).
Renk, çok güçlü bir tasarım elemanıdır ve tasarım üzerindeki herhangi bir
elemanın vurgulanmasında oldukça etkindir. Kâğıt yüzey üzerine, siyah bir pastel
boya ile işaret konulduğunda ortaya çıkan şeyin çizgi mi, yoksa biçim mi olduğu
karıştırılabilir. Ancak boya uygulanmış ise orada renk vardır.
Renk fonksiyonları, bilişsel ve duygusal etki düzeylerinde olmak üzere iki
durumda kabul edilebilir. Bilişsel düzeyde renk, yaprakların sonbaharda renklerinin
değişmesinde olduğu gibi kuramsal tanımlayıcı terimler ile bayraklar ve trafik
işaretlerinde kullanıldığı gibi sembolik terimlerin bilgisini taşımaktadır. Duygusal etki
düzeyinde renk, psikolojik yakınlıklar uyandırmakta ve bu suretle duygusal bir ruh hali
yaratmaktadır. Bir tasarımcı, rengin psikolojik ve duygusal açıdan insanları etkilediği
gerçeğiyle tasarımlarında rengi bilinçle kullanmak durumundadır.
Bilim insanları rengi, retina üzerinden sinir sistemimize etki eden fiziki bir güç
olarak kabul ederlerken, ressamlar için renk konusu bu kadar da karmaşık değildir.
Ressamlar için renk, diğer elemanlarla yakın ilişkisi olan, yaşamsal bir ögedir.
Ressamlar ile bilim insanlarının renk terminolojileri zaman zaman farklılıklar
göstermektedir. Renk tonu (hue); renk tayfında bulunan renklerdir. Ancak bilimsel
açıdan renk, obje üzerinden yansıyan ışığın dalga boyu ile ilgili, sınırlandırılmış bir
kavramdır.